Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen “Yükselen Türkiye’nin Havacılık ve Savunma Teknolojisi” konferansında Türkiye’nin havacılık ve savunma sanayisindeki çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Demiroğlu, TUSAŞ’ın 1973 yılında küçük bir atölye olarak başlayan faaliyetlerinin 2005 yılında yabancı ortaklıkların tamamen satın alınmasıyla yüzde 100 yerli bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Şirketin son 20 yılda insanlı ve insansız hava araçları, helikopterler ve uzay projeleri dahil olmak üzere çok sayıda özgün platform geliştirdiği belirtildi.
TUSAŞ’ın Ankara Kahramankazan’daki tesislerinde 16 bini aşkın personelle faaliyet gösterdiği, şirketin yurt dışında da çeşitli ofislerinin bulunduğu ve Afrika’da yeni açılımlar planlandığı aktarıldı.
Sivil havacılık alanında Airbus ve Boeing başta olmak üzere büyük üreticilere parça tedarik eden TUSAŞ’ın, küresel tedarik zincirinde önemli bir rol üstlendiği ve bazı kritik parçalarda tek üretici konumunda bulunduğu ifade edildi.
Savunma projelerine ilişkin değerlendirmelerde ise Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı KAAN’ın 21 Şubat 2024’teki ilk uçuşunun önemli bir eşik olduğu belirtildi. Ayrıca Avrupa’da geliştirilen Tempest ve FCAS gibi 6’ncı nesil savaş uçağı projelerinin henüz tam anlamıyla üretim aşamasına geçmediği, Türkiye’nin ise kendi programlarında ilerleme kaydettiği aktarıldı.
Uzay çalışmalarına da değinilerek, farklı ülkelerde yürütülen projelerin Türkiye’nin uzay alanındaki kabiliyetlerini geliştirmeyi ve uzun vadede bağımsız fırlatma kapasitesine ulaşmayı hedeflediği ifade edildi.
TUSAŞ’ın insan kaynağı politikalarına ilişkin olarak ise son yıllarda yurt dışına giden nitelikli çalışanların bir kısmının Türkiye’ye dönüş yaptığı ve tersine beyin göçünün arttığı bilgisi paylaşıldı.
Konferansta ayrıca genç mühendislerin yetiştirilmesi, savunma sanayisinde yerli üretim altyapısının güçlendirilmesi ve teknik eğitim süreçlerinin önemi vurgulandı.
Arife SALMAN

