Türkiye ve Akdeniz Havzası’nı kapsayan yeni bir araştırma, iklim değişikliğinin etkisiyle kuraklık riskinin giderek arttığını ortaya koydu. Çalışmaya göre 2050 yılından itibaren Türkiye’nin büyük bölümünde daha sıcak ve kurak bir iklimin etkili olması beklenirken, bazı bölgelerde çölleşme riskinin de gündeme gelebileceği uyarısı yapıldı.
Bulgulara göre 2050 sonrası dönemde Türkiye’nin büyük bölümünde daha sıcak ve kurak bir iklimin etkili olması bekleniyor. En kötü senaryoda ise bazı bölgelerde çölleşme riskinin ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Araştırmada özellikle Türkiye’nin iç kesimlerinde kuraklaşmanın belirgin şekilde artacağı vurgulanırken, bu durumun yalnızca tarımsal üretimi değil, içme suyu kaynaklarını da olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor. Suya erişimde yaşanabilecek sorunların ekonomik ve toplumsal sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiliyor.
Çalışmada ayrıca artan sıcaklıklar ve azalan yağışların yaz mevsiminin süresini uzattığı, bunun da su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor. Sıcaklık artışının su kalitesini de olumsuz etkileyebileceği, oksijen seviyesindeki düşüşün içme suyunun niteliğini bozabileceği ifade ediliyor.
İklim değişikliğiyle mücadelede karbon ayak izinin azaltılması önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Fosil yakıt kullanımı, sanayi faaliyetleri ve yüksek enerji tüketiminin karbon salımını artırdığı; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve sürdürülebilir ulaşımın ise süreci yavaşlatabileceği değerlendiriliyor.
Özden KARAKAYA

