Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, insan sağlığının korunmasında çevresel faktörlerin izlenmesi ve yönetimi kritik önem taşıyor. Bu kapsamda içme ve kullanma suları, yüzme suları, kaplıca ve ambalajlı suların kalite kontrolleri düzenli olarak gerçekleştiriliyor.
Çevresel risklerin izlenmesi ve iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren “İklim Değişikliği ve Sağlık Bilimsel Danışma Kurulu” koordinasyonunda yürütülüyor.
Su kalitesine ilişkin veriler, geliştirilen Çevre Sağlığı Bilgi Sistemi (ÇSBS) üzerinden elektronik ortamda düzenli olarak takip ediliyor. Geçtiğimiz yıl güncellenen sistem sayesinde su kaynakları, depolar, şebeke altyapıları, numune noktaları ve analiz sonuçları tek merkezden izlenebiliyor. Mobil uygulama entegrasyonu ile sahadan alınan numunelerin analiz sonuçları da anlık olarak sisteme aktarılıyor.
Yüzme sularına yönelik çalışmalar kapsamında Türkiye genelinde deniz ve göl kıyısı bulunan 35 ilde düzenli mikrobiyolojik izleme yapılıyor. Belirlenen noktalardan 15 günde bir alınan numuneler analiz edilerek yüzme alanlarının su kalitesi takip ediliyor.
2025 yılı izleme sonuçlarına göre yüzme alanlarının büyük bölümü “mükemmel” ve “iyi” kalite sınıfında yer aldı. Türkiye’deki mavi bayraklı yüzme alanı sayısı ise 580’e yükseldi. Bu sayıyla Türkiye, İspanya ve Yunanistan’ın ardından dünyada üçüncü sıradaki yerini korudu.
Yüzme suyu kalitesine ilişkin tüm veriler, vatandaşların erişimine açık olan yuzme.saglik.gov.tr adresi üzerinden paylaşılıyor. Sitede yüzme alanlarının konumu, analiz sonuçları ve kalite sınıflandırmalarına ilişkin bilgiler yer alıyor.
Arife SALMAN

