İlk çalışma kapsamında yüz bini aşkın kişinin beslenme verileri incelendi. Analizler sonucunda, yaygın olarak kullanılan bazı koruyucu maddelerin başta prostat ve meme kanseri olmak üzere farklı kanser türleriyle ilişkili olduğu belirlendi. İşlenmiş et ürünlerinde bulunan sodyum nitritin prostat kanseri riskini yaklaşık yüzde 32 artırdığı, potasyum nitratın meme kanseri riskinde yüzde 22, genel kanser riskinde ise yüzde 13’lük artışla bağlantılı olduğu aktarıldı. Peynir, şarap ve çeşitli soslarda kullanılan sorbatların meme kanseri riskini yüzde 26 oranında yükselttiği, fermente ürünlerde yer alan asetat ve asetik asidin ise genel kanser riskinde yüzde 12 ila yüzde 15 arasında artışla ilişkilendirildiği kaydedildi.
İkinci araştırmada ise koruyucu maddelerin tip 2 diyabeti üzerindeki etkileri ele alındı. Bulgulara göre, en yüksek düzeyde koruyucu madde tüketen bireylerde tip 2 diyabet riskinin, en az tüketenlere kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha fazla olduğu tespit edildi. Kanser riskiyle ilişkilendirilen potasyum sorbat, sodyum nitrit ve asetik asit gibi maddelerin yanı sıra kalsiyum propiyonatın da diyabet riskini artırdığı bildirildi. Ayrıca C ve E vitamini gibi antioksidan ihtiyaçlarının doğal gıdalardan alınmasının önemi vurgulandı.
Uzmanlar, bu çalışmaların gözlemsel olduğunu ve kesin neden-sonuç ilişkisi kurmak için daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Ancak sonuçlar, ultra işlenmiş gıdalardan kaçınılması ve taze, doğal besinlerin tercih edilmesi yönündeki kamu sağlığı önerilerini güçlendiriyor. Ayrıca, tüketiciyi korumaya yönelik gıda katkı maddesi düzenlemelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Elif SAĞLAM

