Uzmanlara göre dijital obezite; kontrolsüz içerik tüketimi, sürekli bildirim akışı ve saatlerce süren ekran kullanımının beyin üzerinde oluşturduğu aşırı yüklenme olarak tanımlanıyor. İşlenmiş gıdaların beden üzerindeki etkilerine benzer şekilde, yoğun dijital tüketimin de zihni yorduğu ve dikkat kapasitesini azalttığı ifade ediliyor.
Dijital obezitenin en belirgin işaretleri arasında bir diziyi tek oturuşta bitirme isteği, sosyal medya bildirimlerini sürekli kontrol etme alışkanlığı ve internet erişiminin olmadığı anlarda hissedilen kaygı yer alıyor.
Uzmanlar, bu durumun yalnızca zihinsel yorgunlukla sınırlı kalmadığını; dikkat eksikliği, motivasyon kaybı, uyku düzensizliği gibi sorunların yanı sıra boyun ağrısı, duruş bozukluğu ve ellerde uyuşma gibi fiziksel rahatsızlıklara da yol açabileceğini belirtiyor.
“DİJİTAL DETOKS ARTIK İHTİYAÇ”
Uzmanlara göre dijital obeziteyle mücadelede en önemli adım, bilinçli teknoloji kullanımı. İnternet ve sosyal medya kullanım alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli dijital molalar verilmesi öneriliyor.
Özellikle uyku öncesinde telefon ve tablet kullanımının azaltılması, gereksiz bildirimlerin kapatılması ve gün içinde cihazlardan uzak geçirilen zamanların artırılması tavsiye ediliyor.
Dijital dünyanın içine doğan çocukların korunabilmesi için “dijital ebeveynlik” kavramının önem kazandığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, ailelerin çocukların ekran sürelerini kontrol altında tutmasının ve teknoloji kullanımında örnek davranış sergilemesinin kritik olduğunu vurguluyor.
ELİF İŞCİ

