Ankara Etnografya Müzesi’nde düzenlenen “Elde Vefa, Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12.000 Yıllık Öyküsü” sergisi, insanlığın takı sanatındaki 12 bin yıllık gelişimini kronolojik bir kurgu içinde ziyaretçilere sunuyor.
Sergide, 60 farklı müzenin koleksiyonlarından seçilen 550 eser yer alıyor. Bu eserlerin 276’sı ilk kez ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
Epipaleolitik Dönem’den başlayarak Neolitik, Kalkolitik, Tunç, Hitit, Demir, Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Selçuklu dönemleri üzerinden Osmanlı’ya uzanan sergide, takıların zaman içindeki değişimi ele alınıyor.
TAŞ VE KEMİKTEN ALTIN VE GÜMÜŞE
Sergide Çatalhöyük, Aşıklı Höyük ve Boncuklu Höyük gibi Anadolu’daki önemli yerleşimlerde bulunan hayvan dişleri, deniz kabukları, kemik ve taş boncuklar da yer alıyor. Takı üretiminde kullanılan malzemelerin zamanla çeşitlenmesiyle obsidyen, akik, kalsedon, kuvars ve jasper gibi taşların yanı sıra bakır, tunç, altın ve gümüş de kullanılmaya başlandı.
Metal işçiliğinin gelişmesiyle döküm ve dövme gibi tekniklere telkâri, granülasyon, kabartma, kakma, mine ve savat gibi süsleme yöntemleri eklendi. Camın takı üretiminde kullanılmaya başlamasıyla da kolye, bilezik ve yüzük gibi ürünlerin çeşitliliği arttı.
Sergi, takıların tarih boyunca geçirdiği değişimi kullanılan malzemeler ve üretim teknikleri üzerinden ele alırken, takı sanatının modern mücevher anlayışına kadar uzanan gelişimini de ortaya koyuyor.
Esra M. ÇETİN

