Böbreküstü bezlerinden salgılanan kortizolün, vücudun stres yanıtını düzenleyen temel hormonlardan biri olduğu ifade ediliyor. “Savaş ya da kaç” tepkisinde önemli rol oynayan kortizolün, enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla kan şekerini artırdığı ve metabolizmanın düzenlenmesine katkı sağladığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre kortizol; karbonhidrat, yağ ve protein metabolizması üzerinde etkili olurken, bağışıklık sistemini düzenleyerek inflamasyonu kontrol altında tutuyor ve kan basıncının dengelenmesine yardımcı oluyor.
Öte yandan kortizol seviyesindeki artışın her zaman stres kaynaklı olmadığına dikkat çekiliyor. Uzmanlar, hormonun aşırı yükselmesinin bazı hastalıkların habercisi olabileceğini vurguluyor. Bu kapsamda, kortizol fazlalığı ile ilişkilendirilen Cushing sendromu öne çıkan sağlık sorunları arasında yer alıyor.
Kortizol yüksekliğinin; yorgunluk, halsizlik, karın ve yüz bölgesinde yağlanma, ciltte incelme ve morarma, kas güçsüzlüğü, yüksek tansiyon ve ruh halinde değişiklikler gibi belirtilerle ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, kortizolün vücuttaki pek çok sistemi etkileyen önemli bir hormon olduğuna dikkat çekerek, dengenin korunmasında yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve stres yönetiminin hormon seviyelerinin dengelenmesine katkı sağladığı belirtiliyor.
Özden KARAKAYA

