30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’nin ardından İtilaf Devletleri Anadolu’nun birçok bölgesini işgal etmeye başladı. İzmir, Adana, Antalya, Konya ve Samsun işgal edilirken, İngiliz donanması İstanbul limanına demirledi. Cephelerde süren savaşların ardından İstanbul’a dönen Mustafa Kemal, bağımsızlık mücadelesinin Anadolu merkezli bir direnişle yürütülmesi gerektiğini değerlendirdi.
Karadeniz Bölgesi’nde artan güvenlik sorunlarını kontrol altına almak amacıyla 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirilen Mustafa Kemal’e geniş yetkiler verildi. İzmir’in işgalinden bir gün sonra, 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan yola çıkan Atatürk ve silah arkadaşları, 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’nin ilk adımını attı.
ANADOLU’DA DİRENİŞİN YÜKSELİŞİ
Samsun’da kısa bir süre kalan Mustafa Kemal, ardından Havza’ya geçerek burada düzenlenen mitinglerle işgallere karşı halkın tepkisini örgütledi. Bu süreç, Milli Mücadele’nin ilk sivil direniş hareketlerinin de başlangıcı oldu.
Görevden alınmasının ardından mücadelesini sivil olarak sürdüren Mustafa Kemal, Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlarla bağımsızlık iradesini tüm Anadolu’ya yaydı. Bu süreç, yeni bir devletin temellerinin atılmasını sağladı.
Mustafa Kemal Atatürk, bu mücadelenin önemini şu sözleriyle özetlemiştir:
“Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”
Elif İŞCİ

