Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde yapılan değerlendirmelere göre, geçmişte daha çok bahar aylarında görülen polenler artık yılın daha erken dönemlerinde ortaya çıkıyor. Özellikle bazı ağaç türlerine ait polenlerin ocak ayı itibarıyla havada tespit edilmeye başlandığı ifade ediliyor.
Araştırmalara göre, polen sezonlarının süresi küresel ölçekte uzarken, atmosferdeki polen miktarında da ciddi artış gözleniyor. Bu durum, alerji hastalarının daha uzun süre ve daha yoğun alerjenlere maruz kalmasına neden oluyor. Dünya genelinde nüfusun yaklaşık yüzde 30’unun alerjik reaksiyonlardan etkilendiği, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 25-30 seviyelerinde olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar ayrıca gök gürültülü sağanakların alerji açısından ek risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Yağış sırasında parçalanan polenlerin çok küçük parçacıklara ayrılarak solunum yollarının derinlerine kadar ulaşabildiği ve bunun “fırtına astımı” olarak adlandırılan tabloya yol açabildiği bildiriliyor.
İlkbahar döneminde ağaç polenlerinin yoğunlaştığına işaret edilirken, özellikle huş ağacı polenlerinin yüksek alerjik etki gösterdiği belirtiliyor. Bu polenlere duyarlı kişilerde bazı meyve ve kuruyemişlerle birlikte “çapraz reaksiyon” olarak bilinen alerjik belirtiler de görülebiliyor.
Uzmanlar, yıl boyunca farklı polen türlerinin etkili olduğunu ve alerjik bireylerin polen yoğunluğuna ilişkin güncel tahminleri takip ederek günlük planlarını buna göre yapmalarının önem taşıdığını vurguluyor.
Esra M. ÇETİN

