Verilere göre dünyada her yıl milyonlarca kişiye kanser tanısı konulurken, Türkiye’de de yüz binlerce yeni vaka görülüyor. Hastalığa bağlı can kayıplarının ise önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ettiği ifade ediliyor.
Kanser tedavisinde kemoterapi temel yöntemlerden biri olmayı sürdürürken, son yıllarda geliştirilen immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve yeni nesil ilaçların hastaların yaşam süresini uzattığı ve yaşam kalitesini artırdığı bildiriliyor.
Uzmanlar, genetik faktörlerin yanı sıra sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve yoğun stresin kanser riskini artırabileceğini vurguluyor. Özellikle uzun süreli stresin bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği ve vücut direncini düşürebileceği ifade ediliyor.
Tedavi sürecinde saç dökülmesi, bulantı, kilo kaybı ve yorgunluk gibi yan etkilerin görülebildiği, bu süreçte psikolojik desteğin önem taşıdığı belirtiliyor. Moral seviyesi yüksek olan hastaların tedaviye uyumunun ve süreci yönetme becerisinin daha güçlü olabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan bazı immünoterapi ilaçlarının geri ödeme kapsamına alınmasının, tedaviye erişimi artırdığı ve farklı kanser türlerinde umut verici sonuçlar elde edildiği aktarılıyor.
Uzmanlar, kanser tedavisinde tıbbi uygulamaların yanı sıra psikolojik dayanıklılık, sosyal destek ve yaşam motivasyonunun da iyileşme sürecinde önemli rol oynadığını vurguluyor.
Özden KARAKAYA

