Günlük beslenmenin temel unsurlarından biri olan ekmek, sanılanın aksine her türüyle aynı etkiye sahip değil. Beslenme uzmanlarına göre “ekmek” ifadesi tek başına yeterli değil; ekmeğin içeriği ve üretim biçimi, metabolizma üzerinde belirleyici rol oynuyor.
Uzmanlar, beyaz veya rafine unla üretilmiş ekmeklerin yüksek oranda işlenmiş karbonhidrat içermesi nedeniyle kan şekerini hızla yükseltebildiğini ve bu durumun metabolik dengeyi zorlayabildiğini vurguluyor. Bu tür ekmeklerin düzenli tüketiminin, kan şekeri dalgalanmalarına ve uzun vadede metabolik sorunlara yol açabileceği belirtiliyor.
Birçok sağlık kuruluşu ise ekmek seçiminde “tam tahıllı” ya da “yüzde 100 bütün tahıllı” ibaresinin önemli bir kriter olduğuna dikkat çekiyor. Bu ekmeklerde tahılın kepeği ve özü birlikte yer aldığı için lif, vitamin ve mineral içeriği daha yüksek oluyor. Bu özelliklerin de kan şekerinin daha dengeli yükselmesine katkı sağladığı ifade ediliyor.
Öte yandan içerik listesinde rafine un ve ilave şeker bulunan ekmeklerin, beklenenden daha fazla karbonhidrat ve daha az lif içerebildiği, bunun da metabolizma üzerinde olumsuz etkilere neden olabildiği kaydediliyor.
Uzmanlar, sağlıklı bir ekmek tercihi için etiketlerin dikkatle okunmasını, rafine un yerine tam tahıllı unun ilk sırada yer aldığı ürünlerin seçilmesini öneriyor. Ayrıca ekmeğin lif, protein ve ilave şeker oranlarının da mutlaka değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Doğru seçildiğinde ekmeğin dengeli beslenmenin önemli bir parçası olabileceğini vurgulayan uzmanlar, yanlış tercihlerde ise kan şekeri dalgalanmaları ve metabolik sorunların kaçınılmaz olabileceğine dikkat çekiyor.
Özden KARAKAYA

