Artan kuraklık riskiyle birlikte yağmur suyunun toplanarak yeniden kullanılması, su krizine karşı uygulanabilir yöntemlerden biri olarak değerlendiriliyor. İklim değişikliği ve azalan yağışlar, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını her zamankinden daha önemli hale getirdi. Bu kapsamda yağmur suyu hasadı, alternatif su kaynağı oluşturması bakımından öne çıkan uygulamalar arasında yer alıyor.
Sistem, binaların çatılarına düşen yağmur suyunun oluklar aracılığıyla toplanıp yer altı depolarında biriktirilmesi esasına dayanıyor. Biriktirilen su, filtrasyon süreçlerinden geçirilerek yeniden kullanıma hazır hale getiriliyor.
Uzmanlar, depolanan yağmur suyunun özellikle tuvalet rezervuarlarında, yeşil alan sulamasında ve bina içi temizlikte kullanılabileceğini belirtiyor. Böylece içme suyunun bu alanlarda tüketilmesinin önüne geçilerek önemli oranda tasarruf sağlanabiliyor.
Öte yandan “gri su” olarak adlandırılan; duş, banyo ve lavabo gibi alanlardan gelen atık sular da arıtılarak yeniden kullanılabiliyor. Bu sistemlerin birlikte uygulanmasıyla kişi başına su tüketiminde ciddi düşüş sağlanabileceği ifade ediliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeyle, belirli büyüklüğün üzerindeki kamu ve özel binalarda yağmur suyu ve gri su sistemlerinin kurulması zorunlu hale getirildi. Uygulamanın şehirlerin su yönetimine katkı sağlaması ve kuraklıkla mücadelede önemli rol oynaması bekleniyor.
Özden KARAKAYA

