Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) yürütücülüğünde düzenlenen 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi (TASE-VI) tamamlandı.
Seferde oşinografi, biyoloji, kimya, meteoroloji, atmosfer, jeodezi ve uydu sistemleri gibi farklı alanlarda 12 bilimsel proje yürütüldü. 12 bilim insanının katıldığı ekip, gemiyle 82 derece kuzey enlemine kadar ilerleyerek Arktik bölgesindeki değişimleri yerinde inceledi.
Bu yılki sefere Arjantin, Bulgaristan ve Uruguay’dan üç yabancı araştırmacı da katıldı. Araştırmacılar, iklim değişikliğinin kutup ekosistemlerine etkisi, Arktik’te yaşayan kuş türlerinin dağılımı ve atmosferdeki mikroplastik kirliliği üzerine çalışmalar yaptı.
BUZULLARIN GERİ ÇEKİLMESİ ARAŞTIRILDI
Uruguay Antarktika Enstitüsünden biyolog ve yer bilimleri yüksek lisans öğrencisi Paula Arbiza, Arktik’teki buzulların etkilediği fiyortları ve bu bölgelerdeki yaşamı inceledi.
Çalışma kapsamında deniz tabanından örnekler alındı. Küçük canlılar incelenerek ekosistemin sağlığı hakkında bilgi edinilmeye çalışıldı. Araştırmadan elde edilen verilerin Antarktika’daki çalışmalarla karşılaştırılması planlanıyor.
ARKTİK’TEKİ KUŞ TÜRLERİ GÖZLEMLENDİ
Bulgaristan Bilimler Akademisinden Boyan Michev ise Arktik’teki kuş topluluklarını araştırdı. Çalışmada bölgede yaşayan kuş türlerinin hangi alanlarda bulunduğu ve dağılımlarının nasıl değiştiği incelendi.
Michev, açık denizde yaklaşık 30 ila 40 farklı kuş türünün gözlemlenebildiğini belirtti. Bu kuşların karada yuvalandığını, beslenmek için ise açık denize çıktığını ifade etti.
Arjantin Antarktika Enstitüsünden Arturo Huber de Arktik’in atmosferindeki mikroplastik kirliliğini araştırdı.
Çalışmada, havadaki küçük parçacıkları filtreleyen özel bir sistem kullanıldı. Toplanan örnekler laboratuvarda incelenerek bölgedeki mikroplastik yoğunluğunun belirlenmesi amaçlandı.
Arktik’ten elde edilen sonuçların, daha önce Antarktika’da yapılan araştırmalarla karşılaştırılmasıyla kutup bölgelerindeki mikroplastik kirliliğine ilişkin daha kapsamlı veriler elde edilmesi hedefleniyor.
Esra M. ÇETİN

