Bakanlıktan yapılan açıklamada, pulmoner rehabilitasyon programlarının nefes darlığını azaltmak, hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat gerçekleştirebilmesini sağlamak ve hastalığın psikolojik etkilerini hafifletmek amacıyla uygulandığı belirtildi. Programın yalnızca egzersizden ibaret olmadığı, aynı zamanda beslenme desteği, hasta eğitimi ve öz yönetim becerilerinin geliştirilmesini de kapsadığı ifade edildi.
Açıklamada, başta Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) olmak üzere astım ve akciğer kanseri gibi hastalıkların nefes darlığı ve yorgunluk gibi sorunlara yol açarak hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğü vurgulandı. Bu durumun bazı hastalarda depresyon ve anksiyete gibi psikolojik sorunlara da neden olabildiği kaydedildi.
Pulmoner rehabilitasyon programlarının en önemli bileşeninin egzersiz eğitimi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, hastalara dayanıklılık egzersizleri ile kol ve bacak kaslarını güçlendirmeye yönelik çalışmalar ve solunum egzersizleri uygulandığı bildirildi. Bu sayede hastaların solunum kapasitesinin artırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Hastaların durumuna göre egzersiz programlarına çevrim içi olarak da katılım sağlanabildiği belirtildi.
Programların düzenli uygulanmasıyla nefes darlığı ve yorgunluk şikâyetlerinde azalma görüldüğü, kas gücü ve dayanıklılığın arttığı aktarıldı. Rehabilitasyon sayesinde hastaların daha uzun mesafeler yürüyebildiği ve günlük aktivitelerini daha rahat yerine getirebildiği de vurgulandı.
Pulmoner rehabilitasyon hizmetlerinin göğüs hastalıkları hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde hem yatarak hem de ayaktan takip şeklinde sunulduğu bildirildi. Programın ayrıca bronşektazi, kistik fibrozis, akciğer tansiyonu ve akciğer nakli öncesi ile sonrası süreçte de uygulanabildiği kaydedildi.
Esra M. ÇETİN

