Tarihsel verilere göre, zamanın 60’lık sisteme göre bölünmesi Mezopotamya’da yaşayan Babilliler tarafından geliştirilen sayı sistemine dayanıyor. Babilliler, günlük hesaplamalarda 10 yerine 60 tabanlı bir sistem kullanıyordu. Bu sistem, 60 sayısının 2, 3, 4, 5 ve 6 gibi birçok sayıya tam bölünebilmesi sayesinde pratiklik sağlıyordu.
Bu matematiksel avantaj, zaman ölçümüne de yansıdı. Saatin 60 dakikaya, dakikanın da 60 saniyeye bölünmesi, hesaplamaları kolaylaştırdığı için tercih edildi. Söz konusu yöntem, daha sonra Antik Yunan ve Roma medeniyetleri aracılığıyla yaygınlaşarak günümüze kadar ulaştı.
Uzmanlar, bu sistemin bilimsel bir zorunluluktan ziyade tarihsel bir alışkanlık olduğunu vurguluyor. Ancak yüzyıllardır kullanılan bu yapı, küresel ölçekte standart haline geldiği için günümüzde de geçerliliğini koruyor.
Kısacası, bir saatin 60 dakikadan oluşması, insanlık tarihinin erken dönemlerinde geliştirilen matematiksel bir yaklaşımın günümüze kadar uzanan kalıcı etkisi olarak değerlendiriliyor.
Esra M. ÇETİN

