ABD’de yürütülen ve yaklaşık 150 bin hemşire ile sağlık çalışanının verilerinin incelendiği araştırmada, katılımcılar iki yılda bir kuvvet antrenmanları ile yürüyüş, koşu, bisiklet ve yüzme gibi aerobik egzersizlere ayırdıkları süreyi bildirdi. Yaklaşık 30 yıllık takip sürecinde 36 bin katılımcının yaşamını yitirmesi, bilim insanlarının egzersizin uzun vadeli etkilerini değerlendirmesine olanak sağladı.
Araştırmaya göre haftada 90 ila 120 dakika kuvvet antrenmanı yapan kişilerde, herhangi bir nedene bağlı erken ölüm riski hiç yapmayanlara göre yüzde 13 daha düşük bulundu. En belirgin fayda ise kalp ve damar hastalıkları ile nörolojik rahatsızlıklarda görüldü. Kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm riski yüzde 19, demans başta olmak üzere nörolojik hastalıklara bağlı ölüm riski ise yüzde 27 azaldı.
Araştırma, haftalık iki saatin üzerindeki kuvvet antrenmanlarının ise ilave bir fayda sağlamadığını ortaya koydu.
En düşük ölüm riski, kuvvet antrenmanlarını düzenli aerobik egzersizlerle birlikte yapan kişilerde belirlendi. Haftada önerilen 150 dakikalık orta yoğunlukta aerobik egzersize ek olarak haftada bir ila iki saat kuvvet antrenmanı yapanlarda erken ölüm riskinin yüzde 45’e kadar düştüğü tespit edildi.
Bilim insanları, iskelet kaslarının metabolizmanın en aktif dokuları arasında yer aldığını ve kan şekerinin düzenlenmesinde önemli rol oynadığını belirtiyor. Direnç egzersizleri sırasında salgılanan miyokin adı verilen maddelerin ise kronik iltihabı azaltarak kalp-damar sağlığını desteklediği, kan basıncının dengelenmesine ve beyin sağlığının korunmasına katkı sunduğu ifade ediliyor.
Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel nitelikte olması nedeniyle kuvvet antrenmanları ile uzun yaşam arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını vurgularken, elde edilen bulguların iki değişken arasında güçlü bir ilişkiye işaret ettiğini belirtiyor.
Araştırma sonuçları, genel sağlığın korunması ve yaşam süresinin uzatılması için haftada iki kısa kuvvet antrenmanının düzenli aerobik egzersizlerle birlikte yapılmasının etkili ve uygulanabilir bir hedef olduğunu ortaya koyuyor.
Esra M. ÇETİN

