21 Eylül 1842’de İstanbul’da doğan II. Abdülhamid, 1876 yılında tahta çıktı. Tahta geçtiğinde Osmanlı Devleti, siyasi, ekonomik ve askeri açıdan ciddi bir çözülme süreci içindeydi. Abdülhamid Han, bu zorlu şartlar altında merkezi otoriteyi güçlendirmeye ve devleti dağılmaktan korumaya yönelik bir yönetim anlayışı benimsedi.
Saltanatı boyunca eğitime büyük önem verdi. Modern okullar açıldı; rüştiyeler, idadiler ve sultaniler yaygınlaştırıldı. Mekteb-i Tıbbiye, Mülkiye ve Harbiye gibi kurumlar güçlendirildi. Bugün hâlâ hizmet veren pek çok okul ve eğitim kurumu onun döneminde kuruldu.
Ulaşım ve haberleşme alanında da önemli adımlar atıldı. Hicaz Demiryolu, İslam dünyasını birbirine bağlayan en önemli projelerden biri olarak hayata geçirildi. Telgraf hatları yaygınlaştırılarak devletin en ücra bölgelerine kadar iletişim ağı kuruldu.
Dış politikada denge siyaseti izleyen II. Abdülhamid, büyük devletler arasındaki rekabetten faydalanarak Osmanlı topraklarını mümkün olduğunca korumaya çalıştı. Aynı zamanda İslam birliği politikasını öne çıkararak, halifelik makamını etkin bir güç unsuru haline getirdi.
II. Abdülhamid Han, 1909 yılında tahttan indirildi. Ardında, zor şartlar altında yürütülen uzun bir devlet mücadelesi, kalıcı eserler ve derin izler bırakan bir dönem bıraktı. Ölüm yıl dönümünde, Osmanlı Devleti’ni ayakta tutma gayreti ve vizyonuyla hatırlanmaya devam ediyor.
Tayyibe Duygu SAÇAR

