Son Tüketim Tarihi, et, süt ve balık gibi çabuk bozulan ve bozulduğunda insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde kullanılıyor. Bu tarihin geçmesi halinde ürün güvenilirliğini yitiriyor ve tüketilmemesi gerekiyor. Son tüketim tarihi geçmiş ürünlerin satışı ise mevzuat gereği yasak olup, kurallara uymayan işletmelere idari yaptırım uygulanıyor.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise ürünün güvenilirliğinden ziyade kalite özelliklerini ifade ediyor. Bakliyat, makarna, bisküvi ve konserve gibi ürünlerde yer alan bu tarih, gıdanın tat, aroma ve yapısal özelliklerini en iyi şekilde koruduğu süreyi gösteriyor. Uygun koşullarda saklanmış ve ambalaj bütünlüğü bozulmamış bir ürünün TETT’sinin geçmiş olması, ürünün sağlığa zararlı olduğu anlamına gelmiyor; yalnızca kalite kaybı yaşanmış olabileceğini gösteriyor.
Uzmanlar, sağlık riski taşımayan ancak tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünlerin doğrudan imha edilmesinin ciddi bir kaynak israfına yol açtığını belirtiyor. Avrupa’da gıda israfının önemli bir bölümünün STT ile TETT arasındaki kavram karmaşasından kaynaklandığı ifade ediliyor.
Yetkililer, tüketicilerin gıda etiketlerini dikkatle okumalarının ve iki tarih arasındaki farkı bilinçli şekilde ayırt etmelerinin hem gıda güvenliğinin sağlanması hem de israfın azaltılması açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Arife SALMAN

