Journal of the American Heart Association dergisinde yayımlanan çalışmada, 5 binden fazla yetişkin 34 yıl boyunca takip edildi. Araştırma sonuçları, erkeklerin kardiyovasküler hastalık riskine kadınlardan ortalama yedi yıl daha erken girdiğini gösterdi. Verilere göre erkeklerde hastalık oranı yaklaşık 50 yaşında yüzde 5 seviyesine ulaşırken, kadınlarda bu oran 57 yaş civarında görülüyor. Bazı kalp-damar hastalıklarında ise erkeklerin 48 yaşında risk sınırına ulaştığı, kadınlarda bu yaşın 58’e kadar çıktığı belirlendi.
Uzmanlar, kalp hastalıklarının ani değil, uzun yıllar içinde gelişen bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Risk farkının yalnızca tansiyon, kolesterol veya sigara gibi klasik etkenlerle açıklanamayacağı, biyolojik farklılıklar ve sosyal faktörlerin de etkili olabileceği ifade ediliyor.
Araştırmada erkeklerde erken yaşta artan riske vurgu yapılırken, kadınların da kalp sağlığı konusunda dikkatli olması gerektiği belirtiliyor. Östrojen hormonunun koruyucu etkisinin menopoz sonrası azalmasıyla birlikte kadınlarda kalp hastalığı riskinin bu dönemden sonra hızla arttığına işaret ediliyor.
Uzmanlar, kalp sağlığının korunması için risk değerlendirmelerinin 30’lu yaşlardan itibaren yapılmasını, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesini ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesini öneriyor.
Özden KARAKAYA

