Suya erişim temel bir insan hakkı olmasına rağmen küresel ölçekte ciddi farklılıklar yaşanıyor. Özellikle Etiyopya, Somali, Nijer, Çad ve Afganistan gibi ülkelerde suya erişim sorunu daha belirgin şekilde hissediliyor.
Uzmanlara göre temiz su, sanitasyon ve hijyen hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler özellikle dezavantajlı grupları daha fazla etkiliyor. Engelli bireylerin yaşadığı haneler ile düşük gelirli topluluklar bu hizmetlere ulaşmada daha fazla zorluk yaşıyor.
Temiz suya erişimde yaşanan sorunlar yalnızca günlük yaşamı değil, halk sağlığını da doğrudan etkiliyor. Yetersiz ve kirli su kullanımı başta Kolera, Tifo, Dizanteri ve Hepatit A gibi hastalıkların yayılmasına neden olabiliyor. Bu durum özellikle çocuklar ve yaşlılar için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor.
Küresel ölçekte artan nüfus, iklim değişikliği, kuraklık ve su kaynaklarının bilinçsiz kullanımı da eşitsizliği derinleştiren başlıca nedenler arasında yer alıyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan topluluklar bu durumdan daha fazla etkileniyor.
Uzmanlar, suya erişimde yaşanan eşitsizliklerin azaltılması için uluslararası iş birliğinin artırılması ve sürdürülebilir su yönetimi politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Özden KARAKAYA

