Dağılma ve yıkılma sürecine giren Osmanlı Devleti, 1912’de Trablusgarp Savaşı’nda, 1913’te ise Balkan Savaşları’nda ağır yenilgiler aldı. Bu kayıpların ardından, Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi’nde yeni bir askerî harekât planlandı. Başkomutan Vekili Enver Paşa tarafından hazırlanan plan kapsamında, Anadolu ve Kafkaslar açısından stratejik öneme sahip Sarıkamış hedef alındı.
Sarıkamış, Rus Kafkas Ordusu için önemli bir ikmal ve ulaşım merkezi konumundaydı. Kars ile demir yolu bağlantısına sahip olması nedeniyle bölgenin ele geçirilmesinin, Kafkas Cephesi’ndeki savaşın seyrini değiştireceği değerlendirildi. 1914 yılının ağustos ayında seferberlik ilan edilmesinin ardından Osmanlı ordusuna bağlı 9’uncu, 10’uncu ve 11’inci Kolordular Sarıkamış Harekâtı için görevlendirildi.
Osmanlı ordusu, Rus kuvvetlerini bölgeden çıkarmak amacıyla 22 Aralık 1914’te harekâtı başlattı. Ancak birliklerin kış şartlarına yeterince hazırlıklı olmaması, lojistik eksiklikler ve İstanbul’dan gönderilen yardım gemilerinin Karadeniz’de batırılması, harekâtı olumsuz etkiledi. Çetin iklim koşulları ve bölgenin engebeli arazi yapısı, planlanan hızlı ilerlemenin gerçekleşmesini engelledi.
Harekât sürecinde yaşanan stratejik aksaklıklar ve birliklerin plan dışına çıkması, koordinasyonu zorlaştırdı. 10’uncu Kolordu’nun ilerleyişinde yaşanan gecikmeler, Sarıkamış çevresinde beklenen eş zamanlı harekâtın uygulanmasını engelledi. Allahuekber Dağları üzerinden yapılan uzun ve zorlu yürüyüşler sırasında askerler, dondurucu soğuk ve ağır kış şartlarıyla karşılaştı.
Zorlu yürüyüşler, çatışmalar ve salgın hastalıklar nedeniyle Osmanlı birlikleri ağır kayıplar verdi. Binlerce asker, soğuk, açlık ve hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. Gücü zayıflayan birlikler, Rus kuvvetleri karşısında geri çekilmek zorunda kaldı. Sarıkamış Harekâtı, 1915 yılı ocak ayında sona erdi.
Harekâtın ardından Rus birliklerinin Doğu Anadolu’daki ilerleyişi hız kazanırken, bölgedeki siyasi ve sosyal gelişmeler de yeni sorunları beraberinde getirdi. Sarıkamış Harekâtı, Birinci Dünya Savaşı’nın Kafkas Cephesi’nde yaşanan en ağır kayıplı askerî operasyonlardan biri olarak tarihe geçti.
Tayyibe Duygu SAÇAR

