Gündelik yaşamda çoğumuzun deneyimlediği, tanıdık bir melodinin zihnimizde sürekli çalması durumu, bilimsel literatürde “kulak kurdu” olarak adlandırılıyor. Bu fenomen, sessiz bir odada konsantre olmaya çalışırken ya da başka bir işe odaklanırken bile, zihnimizde belirli bir şarkının tekrar tekrar çalmasıyla kendini gösteriyor. Araştırmalar, yetişkinlerin büyük çoğunluğunun haftada en az bir kez böyle bir deneyim yaşadığını ortaya koyuyor.
Bir şarkının zihne takılmasının en önemli tetikleyicisi, o melodinin yakın zamanda sıkça duyulmuş olması. Yapılan beyin görüntüleme çalışmaları, gerçek müziği dinlemekle zihinde müzik canlandırmak arasında, beynin tepki verdiği alanların büyük ölçüde örtüştüğünü gösteriyor. Bu özellikle işitsel korteks gibi melodiyi işleyen bölgelerde belirginleşiyor; dışarıdan ses gelmese bile bu alanlar melodiyi “içsel olarak” canlı tutabiliyor. Bu durum, müzik dinleyemediğimiz zamanlarda beynimizin kendi müziğini yaratması gibi değerlendirilebiliyor. Kulak kurdu fenomeni, işleyen belleğin önemli bir parçasını işgal ettiği için özellikle odaklanma gerektiren görevlerde dikkat dağınıklığına yol açabiliyor. Bazı psikolojik durumlarda, örneğin obsesif düşüncelerle ilişkilendirilebilecek durumlarda, bu tür zihinsel döngüler daha rahatsız edici hale gelebiliyor.
İlginç bir şekilde, bu zihinsel müzik döngüsünü kırmanın bilimsel olarak desteklenen basit bir yolu var: sakız çiğnemek. Sakız çiğnemek, zihinde melodiyi “mırıldanırken” kullanılan boğaz kaslarını meşgul ederek o döngünün kırılmasına yardımcı olabiliyor.
Uzmanlar, kulak kurdu fenomeninin nedenini sadece yakın duyumlara bağlamanın ötesinde, beynin müzik, bellek ve dikkat sistemlerinin karmaşık etkileşimlerine dayanan bir süreç olduğuna işaret ediyor ve bu konuda daha fazla araştırma yapılıyor.
Özden KARAKAYA

