Konuşma güçlüğü (artikülasyon bozukluğu) bulunan 5 yaşındaki çocuk için ailesi, online başvuru yoluyla randevu alarak İstanbul’daki özel bir okula kayıt başvurusunda bulundu. Okul yöneticileriyle yapılan görüşmenin ardından, ailenin çocuğun konuşma desteği aldığını belirtmesi üzerine çocuk pedagoga yönlendirildi. Kısa süren görüşme sonrasında okul yönetimi, çocuğun “okula uygun olmadığı” gerekçesiyle kaydının kabul edilmediğini bildirdi.
Aile, okulda kontenjan bulunmasına rağmen kendilerine “kontenjan yok” yanıtı verildiğini belirterek yazılı ihtarlarda bulundu. Bunun üzerine önce Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na (TİHEK), ardından mahkemeye başvuruldu. TİHEK tarafından yapılan incelemede, okulda boş kontenjan bulunduğunun belgelendiği öğrenildi.
Mahkeme, çocuğun eğitim hakkının ihlal edildiğine hükmederek okulun “dolaylı ayrımcılık” yaptığına karar verdi. Kararda, çocuğun konuşma güçlüğü bulunmasının eğitim hakkını ortadan kaldırmayacağı ve her çocuğun eşit şekilde eğitime erişim hakkına sahip olduğu vurgulandı.
Davayı takip eden avukat ise, özel gereksinimli çocuklara yönelik ayrımcılığın Türk hukukunda açıkça yasaklandığını belirterek, verilen kararın emsal niteliği taşıdığını ifade etti.
Özden KARAKAYA

