Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve desteğiyle Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen kazılarda bulunan eserler, kentin farklı dönemlerine ait kültür ve sanat yaşamına ilişkin veriler sundu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, keşifleri sosyal medya hesabından duyurdu. Ersoy, Arkaik Dönem’e ait flütün Troya’daki müzik kültürüne ilişkin doğrudan arkeolojik kanıt olduğunu, Troya II kent kapısı çevresinde bulunan idol başının ise Erken Tunç Çağı’nın sembolik dünyası ve Batı Anadolu’daki kültürel etkileşimlerin araştırılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
FLÜTÜN KAFA KISMI KORUNDU
Arkaik Dönem yerleşim dolgusunda bulunan kemik flüt, yaklaşık MÖ 750-480 yıllarına tarihleniyor. Flüt gövdesine bağlanan kafa kısmının korunmuş olması, eserin yapısı ve işlevinin değerlendirilmesine imkân veriyor. Organik malzemeden yapılan müzik aletlerinin günümüze ulaşmasının güç olması, buluntuyu arkeolojik açıdan önemli kılıyor.
Bu dönemde müzik, dini ritüellerin yanı sıra sosyal ve kamusal yaşamda da yer tutuyordu. Dönemin üflemeli çalgıları arasında kemik ya da kamış boruların bir araya getirilmesiyle oluşturulan syrinx, diğer adıyla panflüt de bulunuyordu.
İDOL BAŞI ERKEN TUNÇ ÇAĞI’NA TARİHLENİYOR
Troya II kent kapısı çevresinde bulunan insan biçimli idol başı, yaklaşık MÖ 2 bin 500 yılına tarihleniyor. Erken Tunç Çağı’na ait eser, Troya’nın dönemin kültürü ve Batı Anadolu’nun sembolik dünyasındaki yerinin araştırılmasına veri sağlıyor.
Küçük boyutlu insan biçimli idoller, Batı Anadolu’nun MÖ 3. binyıl arkeolojisinin karakteristik buluntuları arasında yer alıyor. Troya’da ve bölgedeki diğer merkezlerde bulunan benzer eserler, üretim ve kullanım gelenekleri ile kültürel etkileşimlerin incelenmesinde kullanılıyor.
Troya’nın yerleşim tarihi MÖ 3. binyılın başlarından MS 13. yüzyıla kadar uzanıyor. Kentte bu süreçte on ana yerleşim katmanı tespit edildi. Yeni buluntular, Troya’daki toplumların inanç, sanat ve yaşam biçimleri ile Anadolu ve Ege dünyası arasındaki ilişkilerin araştırılmasına katkı sağlıyor.
Esra M.ÇETİN

