ANKA-3 için özel olarak tasarlanan ve düz yüzey formuyla dikkat çeken anten, geleneksel çanak sistemlerin aksine hareketli mekanik parçalar olmadan uydu takibi yapabilme özelliğiyle öne çıkıyor. Yeni ürün, düz yüzey tasarımıyla klasik uydu antenlerinden ayrışırken, bu yapının arkasında özel bir teknoloji bulunduğu ve sistemin mekanik bir çıkıntı olmadan yüksek hassasiyetle uydu takibi gerçekleştirebildiği belirtiliyor.
Geleneksel sistemlerden farklı olarak geliştirilen antenin, yüksek hızlara ulaşan hava platformlarında kesintisiz uydu haberleşmesi sağlamak amacıyla tasarlandığı ifade ediliyor. Bu kapsamda, en küçük haberleşme hatasının dahi platform performansını etkileyebildiği kritik görev ortamları için çözüm sunmayı hedefliyor.
SAHA EXPO 2026’da ilk kez sergilenen ürünün oldukça yeni bir teknolojiye sahip olduğu belirtilirken, ANKA-3 gibi farklı platformlar için özel uydu haberleşme çözümleri geliştirilmesinin hedeflendiği aktarılıyor.
Özellikle TUSAŞ ANKA-3 gibi ileri teknoloji insansız hava araçları için geliştirilen bu antenin “terzi işi” bir mühendislik ürünü olduğu ve bu seviyede çözümler üretebilen ülke sayısının sınırlı olduğu ifade ediliyor.
Yeni anten teknolojisinin yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarda da ilgi gördüğü, mevcut ürünleri kullanan birçok ülkenin bu yeni sistemle de ilgilendiği belirtiliyor. Söz konusu teknolojinin önümüzdeki dönemde önemli bir ihracat kalemi olması bekleniyor.
Arife SALMAN

