Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybettiği kanserin, önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşmasının beklendiği ifade ediliyor. Uzmanlar, kadınlarda en sık meme, erkeklerde ise prostat kanserinin görüldüğünü; her iki cinsiyette de bağırsak, mide ve akciğer kanserlerinin yaygın olduğunu vurguluyor.
Araştırmalar, önümüzdeki 25 yıl içinde kanser kaynaklı ölümlerin önemli ölçüde artabileceğine işaret ederken, 2050 yılına gelindiğinde bu sayının yıllık 18 milyona ulaşabileceği öngörülüyor.
Öte yandan sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, obezite, hareketsiz yaşam, alkol tüketimi ve stres gibi faktörlerin kanser riskini artırdığına dikkat çekiliyor. Özellikle aşırı kırmızı et tüketimi ve yüksek ısıda pişirilen gıdaların bazı kanser türleriyle ilişkili olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, kanserden korunmada sebze ve meyve ağırlıklı Akdeniz tipi beslenmenin önemine vurgu yaparken, erken teşhis için düzenli taramaların ihmal edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.
Tedavi alanında ise son yıllarda önemli gelişmeler yaşanıyor. Akıllı ilaçlar ve immünoterapi yöntemleri sayesinde, kanser hücrelerinin doğrudan hedef alınabildiği ve klasik kemoterapiye göre daha az yan etki görüldüğü belirtiliyor.
Ayrıca tedavi sürecinde hastaların psikolojik durumunun da büyük önem taşıdığı, yüksek moral ve motivasyonun bağışıklık sistemini destekleyerek tedaviye olumlu katkı sağlayabildiği ifade ediliyor.
Arife SALMAN

