Çin yönetimi, Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik uygulamaları nedeniyle uluslararası kamuoyunun tepkisini çeken Doğu Türkistan’ın (Xinjiang) imajını iyileştirmek için turizmi ön plana çıkarıyor. Bölgeye milyarlarca dolarlık yatırım yapılırken, yabancı vlogger ve gazeteciler “olumlu hikâyeler” anlatmaları amacıyla Pekin tarafından organize edilen turlarla bölgeye davet ediliyor. Ancak bu ziyaretlerde kapatılan camiler ya da toplama kampları programlara dahil edilmiyor.
Çin’deki sıkı bilgi kontrolü nedeniyle, ülke vatandaşlarının büyük bölümü Doğu Türkistan’da yaşananlara dair sınırlı bilgiye sahip. Pekin yönetimi, bölgedeki sert güvenlik politikalarını ayrılıkçılık ve dini aşırılıkla mücadele gerekçesiyle savunurken, insan hakları örgütleri bu açıklamaların sistematik baskıyı gizlemeye yönelik olduğunu belirtiyor.
Uzun süre “güvensiz” olarak gösterilen Doğu Türkistan, son dönemde kitlesel turizmin hedefi haline geldi. Resmi verilere göre bölge, bu yıl 300 milyondan fazla turist ağırladı. Çin hükümeti, turizmi canlandırmak amacıyla geleneksel mahalleleri yeniliyor, kış sporları tesisleri inşa ediyor ve sosyal medyada yoğun tanıtım kampanyaları yürütüyor.
Ancak insan hakları savunucuları, bir milyondan fazla Uygur Türkü’nün toplama kamplarında tutulduğu ve çok sayıda kişinin akıbetinin bilinmediği bir bölgede turizm faaliyetlerinin artırılmasını sert biçimde eleştiriyor. Çin dışındaki kaynaklarda, kamplardan kaçan Uygurların tanıklıkları ile uluslararası kuruluşların raporları dikkat çekerken, gayriresmî “Uygur Mahkemesi” Çin yönetimini soykırım ve insanlığa karşı suçlarla suçlamıştı.
Bu eleştiriler karşısında Pekin yönetimi, Doğu Türkistan’ın uluslararası alandaki algısını değiştirmeye odaklanıyor. Yabancı ziyaretçilere bölgenin doğal güzellikleri, mutfağı ve ekonomik gelişimi gösterilirken, YouTube, TikTok ve Çin merkezli sosyal medya platformlarında bu yönde çok sayıda içerik paylaşılıyor. Yerel yöneticiler, yabancı ziyaretçilerin ülkelerine döndüklerinde anlattıkları olumlu deneyimlerin, Çin’in resmi tanıtımlarından daha etkili olduğunu savunuyor.
Öte yandan, bölgedeki siyasi gelişmeler yeni bir baskı dalgası endişesini de beraberinde getiriyor. Önceki Parti Sekreteri Chen Quanguo döneminde uygulanan sert güvenlik politikalarının ardından göreve gelen Ma Xingrui döneminde ekonomi ve turizm ön plana çıkmıştı. Ancak Ma’nın görevden alınması ve yerine güvenlik ağırlıklı bir geçmişe sahip Chen Xiaojiang’ın atanması, uzmanlar tarafından Doğu Türkistan’da güvenlik merkezli politikalara dönüşün işareti olarak yorumlanıyor. Bu durumun, bölgede yaşayan Uygur Türkleri için yeni bir baskı sürecine kapı aralayabileceği ifade ediliyor.
Tayyibe Duygu SAÇAR

