2007 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan Enerji Verimliliği Kanunu ile kaynakların etkin kullanılması, israfın önlenmesi ve enerji maliyetlerinin ülke ekonomisi üzerindeki yükünün azaltılması amacıyla önemli bir adım atıldı. Bu çerçevede Ocak ayının ikinci haftası “Enerji Verimliliği Haftası” olarak ilan edilerek, kamuoyunda bilinç oluşturulmaya çalışılıyor.
Enerji, üretim kalemleri arasında hammaddeyle birlikte en yüksek maliyet unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Hatta bazı sektörlerde enerji maliyetleri, hammadde giderlerini dahi geride bırakabiliyor. Bu durum, enerjinin verimli kullanımını hem ekonomik hem de çevresel açıdan zorunlu hale getiriyor.
Modern yaşamın vazgeçilmez unsurları arasında yer alan enerjinin verimli kullanılması amacıyla hafta boyunca okullarda çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu etkinliklerle çocuklara küçük yaşlardan itibaren enerji tasarrufu bilinci kazandırılması hedefleniyor. Ayrıca yaygın eğitim kapsamında da iş ve hizmet alanlarında kaliteyi düşürmeden enerji kullanımının azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor.
HEDEF 2030’A KADAR TASARRUFU ARTIRMAK
Türkiye, geçtiğimiz yıl 1.120 kiloton eşdeğeri petrol (kTEP) seviyesinin üzerinde enerji tasarrufu sağladı. 2030 yılı için belirlenen hedef ise bu rakamı 2 bin kTEP’e yaklaştırmak. Bu doğrultuda çalışmalar, “kaliteyi düşürmeden enerjiyi verimli kullanma” prensibiyle sürdürülüyor. Hem okul eğitimi hem de toplum genelinde kullanılmak üzere enerji verimliliğini anlatan rehberler hazırlanıyor.
Enerjinin büyük bölümünün tüketildiği sanayi sektöründe yeşil dönüşüm çalışmaları devam ederken, yüksek enerji verimliliği sağlayan teknolojilere geçiş teşvik ediliyor. Bununla birlikte bireysel kullanım da enerji tasarrufunda kritik rol oynuyor. Nüfusu 86 milyona yaklaşan Türkiye’de, vatandaşların bireysel olarak alacağı önlemler enerji maliyetlerinde önemli fark oluşturabiliyor.
Uzmanlar, konut ve iş yerlerinde yüksek enerji verimliliğine sahip (A ve A++ sınıfı) beyaz eşyaların tercih edilmesini, LED ve akıllı aydınlatma sistemlerine geçilmesini, bina ve çatı yalıtımının güçlendirilmesini öneriyor. Ayrıca kısa mesafelerde araç yerine bisiklet gibi çevreci ulaşım seçeneklerinin tercih edilmesi ve su kullanımında israftan kaçınılması da enerji verimliliğine katkı sağlıyor.
Yürürlükte olan 2. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar önemli bir dönüşüm amaçlanıyor. Bu süreçte toplumsal seferberliğin sürdürülmesi, binalarda verimli çözümlerin standart hale getirilmesi, sanayide yeşil dönüşümün desteklenmesi, tarımda enerji verimliliğinin artırılması ve çevre dostu enerji politikalarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Arife SALMAN

