MS tedavisinde günümüzde uygulanan yöntemler büyük ölçüde hastaların gösterdiği klinik belirtilere göre belirleniyor. Atak sıklığı, hareket kısıtlılığı ve görme sorunları gibi bulgular, tedavi kararlarında temel kriter olarak kullanılıyor. Ancak benzer klinik belirtiler gösteren hastalarda, özellikle sinir hücreleri düzeyinde, farklı biyolojik süreçlerin işlediği biliniyor.
MS’TE İKİ AYRI BİYOLOJİK İLERLEME ROTASI
Bu kapsamda yürütülen çalışmada, 600 MS hastasına ait veriler incelendi. Sinir hücrelerindeki hasarı gösteren önemli bir biyobelirteç olan sNfL (serum nörofilament hafif zincir) protein düzeyleri, ileri beyin görüntüleme yöntemleriyle birlikte analiz edildi. Elde edilen veriler, “SuStaIn” adlı yapay zeka modeli kullanılarak değerlendirildi.
Analizler sonucunda, MS’in ilerleyişinde iki ayrı biyolojik rota tespit edildi. “Erken evre protein artışı” olarak tanımlanan ilk alt türde, sinir hücrelerindeki hasarın hastalığın erken dönemlerinde hızla arttığı ve beynin belirli bölgelerinde yapısal bozulmaların görüldüğü belirlendi. Bu grubun, daha hızlı ilerleyen bir hastalık seyrine sahip olduğu kaydedildi.
İkinci alt türde ise protein seviyelerindeki artıştan önce, beyindeki yapısal değişimlerin yavaş ve sessiz bir şekilde başladığı saptandı. Bu hastalarda klinik belirtiler daha geç ortaya çıkarken, altta yatan hasarın zaman içinde birikerek ilerlediği tespit edildi.
Araştırmacılar, bu biyolojik ayrımın MS tedavisi açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor. Yapay zeka destekli analizler sayesinde hastaların hangi alt türe ait olduğunun erken aşamada belirlenebilmesiyle, tedavi yaklaşımlarının da hastalığın biyolojik seyrine göre planlanabileceği ifade ediliyor.
Elif SAĞLAM

