1. Anasayfa
  2. Bilim

PANKREAS KANSERİNDE UMUT VEREN KEŞİF

Bilim insanları, pankreas tümörlerinin bağışıklık sisteminden nasıl gizlendiğini ortaya koyan yeni bir mekanizma tanımlarken, geliştirilen bir antikorun klinik öncesi çalışmalarda bağışıklık yanıtını yeniden harekete geçirdiğini belirledi.

PANKREAS KANSERİNDE UMUT VEREN KEŞİF

Tedavisi en zor kanser türleri arasında yer alan pankreas kanserine yönelik yürütülen yeni bir araştırmada, hastalığın bağışıklık sistemine karşı geliştirdiği dirençte rol oynayan daha önce bilinmeyen bir mekanizma saptandı. Araştırmacılar, pankreas tümörlerinin bağışıklık hücrelerini baskılamak için şeker temelli özel bir sinyal sistemi kullandığını ortaya koydu.

Çalışmaya göre, tümör hücreleri bağışıklık saldırısından korunmak amacıyla normal hücrelerde bulunan doğal bir savunma mekanizmasını taklit ediyor. Sağlıklı hücrelerin yüzeyinde bulunan ve “sialik asit” olarak adlandırılan şeker yapılarının, bağışıklık sistemine hücrenin zarar görmemesi gerektiği yönünde sinyal gönderdiği biliniyor. Araştırma ekibi, pankreas tümörlerinin de bu şeker yapılarını yüzeylerindeki belirli proteinlere ekleyerek bağışıklık hücrelerini yanıltabildiğini belirledi.

Şekerle kaplanmış bu proteinlerin, bağışıklık hücreleri üzerindeki özel reseptörlere bağlanarak bağışıklık yanıtını durdurduğu ve tümörün fark edilmeden büyümesine imkân tanıdığı aktarıldı. Çalışma kapsamında geliştirilen monoklonal antikorun ise bu sinyal yolunu bloke ederek bağışıklık hücrelerinin yeniden aktif hale gelmesini sağladığı ifade edildi.

Araştırmacılar, söz konusu mekanizmanın ilk kez bu ayrıntı düzeyinde tanımlandığını ve fare modellerinde elde edilen sonuçların umut verici olduğunu vurguladı. Antikorun insanlar için uyarlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü, erken aşama güvenlik ve doz araştırmaları için hazırlık yapıldığı kaydedildi.

Ayrıca, yeni yaklaşımın kemoterapi ve mevcut immünoterapilerle birlikte denenmesinin planlandığı, bu şeker temelli mekanizmaya bağımlı tümörlere sahip hastaların belirlenmesine yönelik ek testlerin geliştirildiği bildirildi. Araştırmacılar, sürecin planlandığı şekilde ilerlemesi halinde bu tedavi yaklaşımının yaklaşık beş yıl içinde klinik kullanıma girebileceğini değerlendirdi.

Elif SAĞLAM

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni içeriklerimizden anında haberdar olun.