1960’ta İngiliz yönetiminin sona ermesiyle kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Türk ve Rumların ortaklığına dayanıyordu. Ancak kısa süre içinde Rum tarafı, Enosis hedefi doğrultusunda Türkleri yönetimden dışlamaya başladı. Aralık 1963’te devreye sokulan Akritas Planı ile Türklerin Ada’dan tamamen yok edilmesi amaçlandı.
EOKA militanlarının saldırılarında siviller hedef alındı. Türk Alayı’nda görevli Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve üç çocuğunun banyo küvetinde katledilmesi, yaşanan vahşetin sembollerinden biri olarak tarihe geçti. Türkiye’nin garantör ülkeler İngiltere ve Yunanistan’ı müdahaleye çağırması sonuçsuz kaldı; Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün konuşlandırılmasına rağmen Türkler üzerindeki baskılar sürdü.
1964’te Erenköy’e yönelik saldırılar sırasında Yüzbaşı Cengiz Topel, Rumlar tarafından esir alınarak işkenceyle şehit edildi ve Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi oldu. 1967’den sonra baskı ve saldırılar artarken, Türk halkı Ada’nın yalnızca yüzde 3’lük bölümüne sıkıştırıldı.
15 Temmuz 1974’te Yunan cuntasının desteklediği darbenin ardından Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtı’nı başlattı. Harekât, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in “Yalnız Türklere değil Rumlara da barış getirmek için gidiyoruz” sözleriyle duyuruldu. İkinci harekât, “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla 14 Ağustos’ta gerçekleştirildi.
Rum güçlerinin geri çekilirken Taşkent, Muratağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde gerçekleştirdiği katliamlarda yüzlerce kadın, çocuk ve yaşlı sivil hayatını kaybetti. Kimlik tespit ve defin çalışmaları bugün dahi sürüyor.
Barış Harekâtı’nın ardından adada fiili barış sağlandı. 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti, 15 Kasım 1983’te ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilan edildi. Kıbrıs Türk halkının verdiği toplam şehit sayısı 1672 olarak kayıtlara geçti.
Arife SALMAN

